Reinhard Gehlen ve Örgütü - Sovyet Türkleri’ni Stalin’in Zulmüne İten Nazi Generali Amerika’ya Nasıl Hizmet Etti?

Description
Reinhard Gehlen ve Örgütü - Sovyet Türkleri’ni Stalin’in Zulmüne İten Nazi Generali Amerika’ya Nasıl Hizmet Etti?

Please download to get full document.

View again

of 10
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Information
Category:

Human Anatomy

Publish on:

Views: 2 | Pages: 10

Extension: PDF | Download: 0

Share
Tags
Transcript
  Emir Öngüner 10.05.2016 Reinhard Gehlen ve Örgütü Sovyet Türkleri’ni Stalin’in Zulmüne İten Nazi Generali     Amerika’ya Nasıl Hizmet Etti?   Emir Öngüner    Yaşadığımız yüzyılın siyasi, askeri, ekonomik ve daha bir çok önemli şartlarını belirlemiş olan II. Dünya Savaşı’nın bitimiyle istihbarat dünyası ilginç gelişmelere sahne olmuştur. Muharebe kavramının sadece cephede fiziksel mücadeleden ibaret olmadığı; fiziki savaştan bağımsız bilgi toplamanın  ve buna uygun insan ile teknolojik kaynakları kullanmanın d a azam i önem teşkil ettiği anlaşılmıştır.    Almanya’nın teslim olduğu aylarda , gerek silahlı kuvvetlerden gerekse bilim dünyasından kilit pozisyonlarda görev almak üzere müttefik ülkeler cephesine geçen önemli kişiler olmuştur.  Naz i Almanyası’nın Doğu Cephesi  -Yaba ncı Ordular Tahkikat Birimi  ’ nden (Fremde Heere Ost) sorumlu olan ve Sovyetler Birliği ordularına karşı askeri istihbarat çalışmalarını yürüten Tümgen eral Reinhard Gehlen  ve ekibi, ellerindeki Sovyet orduları hakkındaki önemli belgeler ile birlikte Amerikan yetkililerine teslim olmuş ve Soğuk Savaş döneminde Amerika Birleşik Devletleri ile Almanya Federal Cumhuriyeti (Batı Almanya) istihbaratının yapılandırılmasında görev alan çekirdek kadroyu oluşturmuşlardır. Haziran 1946 ’da kendi adıyla kurulmuş olan ‘ Gehlen Örgütü ’  (Organisation Gehlen ) eski Alman ordusu mensuplarından da oluşan bir kadroyla  ABD dış istihbaratının Almanya’daki şubesi olarak anti-komünizm tabanlı faaliyetlerin e başlamıştır. Bu yapılanma ilerleyen yıllarda bugünkü Alman dış istihbarat birimi olan Federal Haberalma Servisi  ’ne (BND  –  Bundesnachrichtendienst) dönüştürülmüştür  . Bu başlık altında BND’nin de ilk başkanı olan Reinhard Gehlen ’in  bizzat kendi kaleme aldığı eserlerinden de yararlanılarak, kendisinin Nazi Almanyası ve Soğuk Savaş dönemindeki istihbarat faaliyetleri   hakkında malumat verilecektir. İkinci Dünya Savaşı döneminde başında bulunduğu Doğu Cephesi  - Yabancı Ordular Tahkikat Birimi  ’nin Almanlar’a esir düşen Türk asıllı Sovyet askerlerinden gönüllü birlikler (Doğu Lejyonları) kurma faaliyetlerinde etken olduğu da göz önüne alındığında Gehlen , Sovyet Türkleri’nin komünist rejim altındaki geleceğini tayin eden kişilerden biridir. Soğuk savaşın sona ermesi ile birlikte dünya üzerindeki siyasi, askeri ve ekonomik çevrelerde oluşan değişikliklerin dışında istihbarat arenasında da ilginç gelişmeler yaşanmıştır. ABD başkanı Clinton ’un 8 Ekim 1998 tarihinde onayladığı 105- 246 numaralı ‘  N  azi savaş suçları ifşa kanunu’   [1] ile CIA arşivlerinden kamuya sunulan sekiz buçuk milyon sayfalık belgede , II. Dünya Savaşı sonrasında Amerikan hükümetine çalışmış birçok savaş suçlusu olarak tanımlanabilecek Alman subayı ve  Emir Öngüner 10.05.2016 bilim adamının isimleri ve faaliyetleri sergilenmiştir  . Konuya ilgi gösteren birkaç araştırmacı bu belgeleri tarayarak ilginç eserler sunmuşlardır   [2, 3, 4, 5]. Resim 1: II. Dünya Savaşı dönemi ve sonrası Gehlen   Müttefik kuvvetleri ile yüzyüze çarpışan lar  dan toplama kampları sorumlularına kadar sayısını kesin olarak bilmediğimiz Nazi subayı 1945 sonrası bu oluşumda yer almışlardır. Nazi Almanyası’nın doğu cephesinde görev alan ve Doğu Cephesi  - Yabancı Ordular Tahkikat Birimi    olarak tercüme edebileceğimiz ve  esas görevi Sovyet orduları hakkında istihbarat toplamak olan Fremde Heere Ost   bölümünün başındaki Tümgeneral Reinhard Gehlen  (1902-1979) savaşın akıbetini aylar evvelinden farkederek müttefiklere teslim olmayı ve teslim olurken de olası bir yargılanma sürecine dahil edilmemek için teslim olduğu taraf ile pazarlık yapmak adına Sovyet orduları hakkında topladığı bilgileri vermeyi planlar. Sovyetler hakkında Hitler’e sunduğu raporlar uzun zaman boyunca ciddiye alınmaz ve 9 Nisan 1945’te görevinden alınır. Bunun üzerine teslimiyet planı devreye girer ve birimin elindeki önemli belgeler depolanarak Bavyera’daki Alp dağlarında özel bir mekana saklanır. 23 Mayıs 1945’te ABD kuvvetlerine teslim olan Gehlen , yakın ekibi ile beraber önce Wiesbaden’deki sorgu merkezine gönderildikten sonra sene sonuna kadar Almanya’da göz altında tutulur ve bahsedilen pazarlık sonrasında Savaş Bakanlığı’ndan gelen bir kararla ABD’ ne gönderilir. Burada kendisine Dr. Richard Schneider   ve Hans Holbein  takma ismleri verilerek Soğuk Savaş  dönemde istihbarat sahnesine resmen çıkarılmış olur.   Oluşturduğu ekip ‘Rusty’   kod ismi ile 1 Temmuz 1949 tarihinde devreye sokulmuştur  .  Emir Öngüner 10.05.2016 Resim 2: Nazi generali Reinhard Gehlen’e ait Amerikan arşivlerindeki belgelerden örnekler Peki Reinhard Gehlen   kendisinin ve ekibinin akıbetini savaş sonrası nasıl değiştirebilmişti ? Kendi kaleme aldığı hatıratı ve dünya görüşlerini içeren üç adet eseri incelendiğinde [ 6, 7, 8 ] kendisinin askeri yeteneklerinin dışında diplomasi yönünün de güçlü olduğu anlaşılabilir.  Tutukluluk dönemindeki Amerikan yetkilileri tarafından y ürütü len sorgularda savaş sonrasında Sovyetler Birliği’nin asla Almanya galibiyeti ile yetinmeyeceğine  ve Orta Asya ve Kafkasya’da uyguladığı yayılmacı mekanizmasını Avrupa içlerine doğru genişleteceğine dair beyanlarını arşivlerind eki belgeler eşliğinde sunmuştu . 1946 senesinde Sovyet ordularının İran’a girmesi ile Gehlen’in öngörüleri Amerikan makamlarında kabul gördü. 10 Ekim 1944 tarihinde  Amerikalı g eneral William Joseph Donovan   tarafından başkan Roosevelt  ’e sunulan ‘ Daimi Bir Amerikan Dış İstihbarat Biriminin Temelleri  ’ isimli on maddelik raporda [9] bugünkü Merkezi Haberalma Teşkilatı CIA’nın ana hatları çizilmişti  ve Vaşington’a gönderilen Gehlen    Amerikalılar   ile yaptığı görüşmeler sonrası savaş sonrası kurulabilen bu yeni mekanizma içerisinde yerini bizzat kendisi belirlemişti . O zamana kadar Stratejik Hizmet Ofisi   (OSS  –  Office of Strategic Services) ve G-2    adları altında faaliyet gösteren Amerikan istihbaratı artık merkezi bir yapıya kavuşacaktı. 20 Haziran 1949 tarihinde başkan Harry S. Truman   tarafından imzalanarak yürürlüğe konan kanun ile resmen kurulan CIA’nın fikir babası bir nevi Reinhard Gehlen  idi. Haziran 1946’da tekrar Almanya’ya dönen Gehlen , vatanına dönmeden evvel  Amerikan ve Alman istihbarat mekanizmalarını birleştiren bir mutabakata da varmıştı. Sözlü yapılan ve ‘ Centilmenlik Antlaşması ’ olarak anılan bu altı maddelik mutabakata göre [6]  Almanya’da doğu coğrafyasındaki hadiseler hakkında (Sovyetler Birliği kastediliyor) bilgi toplayacak bir örgütün kurulmasına, bu örgütün Amerikalılar ile ortak çalışmasına ve Almanlar tarafından y öneti lmesine, örgütün Amerikalılar tarafından finanse edilmesine fakat karşılığında tüm bilgileri Amerikan yetkilileri ile paylaşmasına, örgütün akıbetinin Almanya’nın yeni seçilmiş hükümeti tarafından belirlenmesine ve son olarak  Amerikan ve Alman çıkarlarının   karşı karşıya geldiği durumlarda kurumun Alman menfaatler  ine göre tavır almasına   karar verilmişti .  Artık yeni bir oluşum Almanya’da Amerika adına anti -komünizm faaliyetlerin e başl a yacaktı ve ismini de oluşumun başındaki kişiden almıştı: Gehlen Örgütü  (Organization Gehlen). Ekip ise II. Dünya Sav aşı’nda Alman ordusunda görev almış ve özellikle  Emir Öngüner 10.05.2016 Waffen SS, Allgemeine SS, SD ve Gestapo gibi birimlerde hizmet etmiş kişilerden oluşturulacaktı. ‘ Nazi savaş suçları ifşa kanunu’    ile açıklanan belgelerden 20 Ocak 1954 tarihli bir evrak, bu dönemde yukarıda zikredilen örgütlerde faaliyet gösteren 1167 adet asker, polis ve istihbaratçının Gehlen ’in ekibinde yer aldığını ortaya koymaktadır   [1]. Gehlen örgütü 1956 senesine kadar Ameri ka’nın Avrupa’daki dış istihbarat ofisi olarak faaliyet göstermiş ve bu tarihten itibaren Federal Haber Alma Servisi   (BND  –  Bundesnachrichtendienst ) adı altında Federal Almanya hükümetine bağlı bir istihbarat teşkilatı   statüsüne kavuşmuştur. Reinhard Gehlen   bu teşkilatın ilk başkanlı k görevini 1968 senesindeki emekliliğine kadar sürdürmüştür. Gehlen  ve ekibinin elindeki Soğuk Savaş döneminde NATO kanadının elini   güçlendirecek bilgilerin mevcudiyeti iki taraf arasındaki işbirliğinin temel taşıydı . Gehlen , bu bilgileri kendi hatıratında farklı ünitelerde ayrıntılarıyla işlemiştir. Bunlar ‘ Sovyetler Birliği’nin askeri personel bakımından performans kabiliyeti  ’ ve ‘ Sovyetler Birliği’nin ekonomik po tansiyeli  ’ isimli çalışmalardır   [6]. Sovyet halklarının demografik yapısı, Sovyet -Finlandiya ile Sovyet-  Alman savaş lar  ındaki Rus kayıpları ve etkileri, Sovyet ordusunun ekipmanları ile   personel sayısı  ve coğrafi şartlara göre kabiliyetleri, savaşın ilerleyen zaman diliminde görevlendirilecek Sovyet yedek birlikleri gibi askeri konuların dışında, Sovyet coğrafyasının yer altı kaynakları  ve bu kaynakların Alman savunma endüstrisine tedarik yöntemleri gibi özenle hazırlanmış istihbarat bilgileri  Amerikan yetkililere sunulan pazarlık malzemeleri olarak tanımlanabilir.  Emir Öngüner 10.05.2016 Resim 3: 20 Ocak 1954 tarihli bir belgede Gehlen örgütünde bulunan ve  Amerikalılarca Zipper adı verilen istihdam edilmiş eski Nazi görevlilerine ait bilgiler. Waffen SS, Allgemeine SS, SD ve polis birliklerinden olmak üzere toplam 1167 Nazi kolluk kuvveti görevlisinin Amerikalılar tarafından görevlendirilmesi bu belgede açıkça gösterilmektedir. Fuat Doğu ’nun MİT müsteşarlığı döneminde Sovyetler Birliği’nin iki zayıf noktası üzerinde durulmuştu:  milletler meselesi ve ekonomi [10]. Bu dönemde Türkiye için önemli bir tehdit olan Sovyetler Birliği’ne karşı önemli adımlar atıldı. Türkiye’de düzenlenen ve Sovyetler’de esir konumundaki halklardan davet edilen temsilc ilerin katıldığı konferanslar ile Sovyetler’deki Türkler’ in Türkiye ile olan kültürel bağlarını güçlendirmek amacıyla  gönderilen müzisyenler gibi projeler Moskova’yı rahatsız etmek için atılan adımlardı. Birliğin önemli bir gücü özellikle Türk halklarını n yaşadığı bölgelerde bulunan yeraltı kaynaklarıydı ve Sovyetler’in yıkılmasının önemli bir ayağının bu zenginliklere sahip toprakların bağımsız olması üzerinde durulmaktaydı. Bu nedenle Sovyetler Birliği konusunda uzman kişilerin eğitilmesi için teşkilat mensupları görevlendirildi. Reinhard Gehlen ’in hatıratına göz atıldığında Sovyetler ile mücadelenin sadece diplomatik düzeyde olmaması gerektiği ve yukarıda zikredilen adımlara benzer faaliyetlerin de üzerinde durulması gerektiğinden bahsedilmiştir. Fuat D oğu  ile Reinhard Gehlen ’in yüzyüze görüşmeleri [10] ve bilgi
Related Search
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks