Bir Modernleşme Projesi Olarak 1932 Kahire Arap Müziği Kongresi / A Modernization Project: Cairo Congress of Arab Music in 1932

Description
Bir Modernleşme Projesi Olarak 1932 Kahire Arap Müziği Kongresi / A Modernization Project: Cairo Congress of Arab Music in 1932

Please download to get full document.

View again

of 7
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Information
Category:

Publish on:

Views: 0 | Pages: 7

Extension: PDF | Download: 0

Share
Tags
Transcript
  37 Giri ş Batı dı ş ı toplumların 1  modernle ş me süreçlerine baktı ğ ımızda, sıklıkla, süre-cin ilk a ş amalarında Batılı kurum ve modellerin izlendi ğ ini görürüz. Yine de, modernle ş menin toplumun kendi dinamiklerinden ba ğ ımsız olarak devam edece ğ i dü ş ünülemez. Di ğ er yandan, ulusla ş ma sürecini görece geç ya ş ayan toplumlarda modernle ş me, büyük ölçüde ulusal bir kimli ğ in in ş ası ile birlikte ilerler. Bu toplumların modernle ş me süreçlerini inceledi ğ imizde, bir yandan, kendine özgü kültürel de ğ erleri belirginle ş tirmeye ve ba ğ ımsız bir ekonomi olu ş turmaya çalı ş ırken kendisini Batı’dan ve di ğ er egemen etkilerden ayıran, ancak di ğ er yandan, esasen ulusla ş ma modelinin kendisini de Batı’dan alan karma ş ık bir yapı ile kar ş ıla ş ırız. Sanat, özellikle de müzik, gerek bilinçli bir biçimde uygulanan “toplum mü-hendisli ğ i” projelerinin do ğ rudan etkilerini, gerekse toplumun kendi dinamik-leri ile gerçekle ş en dönü ş ümleri izlemek açısından son derece verimli bir mal-zeme olu ş turmaktadır. Arap ve Ortado ğ u müzi ğ inin modernle ş me sürecinde önemli bir dönemece i ş aret eden 1932 Kahire Arap Müzi ğ i Kongresi, bu ba-kımdan yalnızca bir müzik olayı de ğ il, modernle ş me, Batılıla ş ma, ulusla ş ma, Pan-Arabizm gibi dönemin ve co ğ rafyanın politik ve kültürel ortamına hakim olan pek çok etkiyi okuyabilmek açısından verimli bir proje olarak görülebilir. 1932 Kahire Arap Müzi ğ i Kongresi Mısır’ı “modern uygarlık seviyesine” ula ş tırmayı amaçlayan Kral Fuad’ın iste ğ i üzerine düzenlenen Arap Müzi ğ i Kongresi 1932 yılının Mart ayında, Kahire’de, Kraliyet Do ğ u Müzi ğ i Enstitüsü’nde gerçekle ş mi ş tir. Düzenleme kurulunun beyanından anla ş ıldı ğ ı üzere, kongrenin amaçları, Arap müzi ğ ini ça ğ da ş  bir uygarlık seviyesine çıkartmak, bilimsel prensipler do ğ rultusunda sistemle ş tir-mek ve Arap müzi ğ ini yeniden canlandırmaktır. Kongreye Avrupalı uzmanların davet edilmi ş  olması, bu amaçların gerçekle ş mesinde Avrupa’nın model alın-makta oldu ğ unu açıkça ortaya koymaktadır. 2   *  6 Kasım 2010 tarihinde İ zmir Ulusal Müzik Sempozyumu’nda sunulmu ş  aynı ba ş lıklı bildirinin yayımlanmamı ş  metninden geli ş tirilmi ş tir. **   MSGSÜ Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölümü Ara  ş tırma Görevlisi 1  6 Kasım 2010 tarihinde İ zmir Ulusal Müzik Sempozyumu’nda sunulmu ş  aynı ba ş lıklı bildirinin yayımlanmamı ş  metninden geli ş tirilmi ş tir. 2  Ali Jihad RACY, “Historical Worldviews of Early Ethnomusicologists: An East-West Encounter in Cairo, 1932”, Ethnomusicology and Modern Music History.   Bir Modernle ş me Projesi Olarak 1932 Kahire Arap Müzi ğ i Kongresi *   Evrim Hikmet Ö Ğ ÜT * Özellikle Suriyeli, Lübnanlı ve Türk katılımcıların “otantizmin” ve geleneksel olanın korunması yönünde tutum aldıkları söylenebilir.  MÜZ İ K - B İ L İ M DERG İ S İ 38 Kongrenin organizasyon komitesi, iki Avrupalı müzikolog, Curt Sachs ve Ba-ron Rodolphe d’Erlanger ile e ğ itim almak üzere Berlin Üniversitesi’ne gönde-rildikten sonra Mısır’a dönen ve kongrenin genel sekreterli ğ i ile görevlendiri-len ilk Mısırlı müzikolog Dr. Mahmud al-Hifni’den olu ş maktadır. 1929 yılında Do ğ u Müzi ğ i Akademisi tarafından Mısır müzi ğ i üzerine ara ş tırma yapmak üzere Kahire’ye davet edilen Alman kar ş ıla ş tırmalı müzikolog ve organolog Curt Sachs aynı zamanda kongrenin çalgı komitesine ba ş kanlık etmi ş tir. Uzun yıllar Tunus’ta Arap müzi ğ i üzerine çalı ş an, Baron Rodolphe d’Erlanger ise sa ğ lık sorunları nedeniyle kongreye katılamamı ş , ancak altı ciltlik  Arap Müzi ğ  i 3  (La Musique Arabe)  kitabının son iki cildi kongrede rapor olarak sunulmu ş tur.Kongrenin katılımcıları, Mısır, Suriye, Lübnan, Irak, Cezayir, Tunus ve Faslı uzman ve müzisyenlerin yanı sıra, görü ş lerine ba ş vurulmak üzere davet edil-mi ş  Avrupalı kar ş ıla ş tırmalı müzikolog, besteci ve oryantalistlerdir. Avrupalı katılımcılar arasında, Fransız oryantalist ve Arap müzi ğ i uzmanı Baron Carra de Vaux, besteci Paul Hindemith, kar ş ıla ş tırmalı müzikolog ve Berlin Fonog-ram Ar ş ivi yöneticisi Erich M. von Hornbostel, müzikolog Robert Lachman, Macar besteci ve folklor ara ş tırmacısı Bela Bartok, Ortaça ğ  ve Arap müzi ğ i uzmanı Henry George Farmer ve Çek besteci Alois Haba sayılabilir. Kongrenin Türkiye’den katılımcıları ise Rauf Yekta Bey ve Mesut Cemil Bey’dir. Hakim Bakı ş  Açıları Etnomüzikolog Ali Jihad Racy, konu ile ilgili makalesinde, kongrede biri Mısırlı, di ğ eri ise Avrupalı uzmanlara ait olmak üzere iki kar ş ıt bakı ş  açısının hakim oldu ğ una dikkat çeker. Racy, özellikle düzenleyici komitenin, soto-oryantalist (self-orientalist)  ve evrimci bir bakı ş  açısıyla, kendi müziklerini ve çalgılarını Batı’nın ula ş mı ş  oldu ğ u uygarlık düzeyinin altında gören bir yakla ş ıma sahip oldu ğ unun altını çizer. Di ğ er taraftan Avrupalı kar ş ıla ş tırmalı müzikologların ise, her toplumun modernle ş mesinin yine o toplumun kendi ihtiyaç ve talep-leri do ğ rultusunda gerçekle ş mesi gere ğ ini savunduklarını ve gelenekselli ğ in mümkün oldu ğ unca korunmasından yana tutum aldıklarını belirtir. 4 Kongrenin Arap katılımcılarının yakla ş ımları daha yakından incelendi ğ inde, Racy’nin, kongrenin düzenleyicileri ve Avrupalı kar ş ıla ş tırmalı müzikologlar ba ğ lamında kurdu ğ u bu ikili ğ i a ş an, zaman zaman birbiri ile kesi ş en daha faz-la sayıda bakı ş  açısını görebiliriz. Jean Lambert ve Anne Elise Thomas gibi ara ş tırmacılar, kongrenin Mısırlı katılımcılarının, muhafazakarlar ve reformist-ler olarak iki grup halinde de ğ erlendirilebilece ğ ini ileri sürmektedir. 5 , 6   Muhafa-zakar kanadı daha çok profesyonel müzisyenler, reformist grubu ise düzenleyi-ci kurum olan Do ğ u Müzi ğ i Enstitüsü’nün mensupları olu ş turmaktadır. Do ğ u Müzi ğ i Enstitüsü mensupları, ço ğ unlukla e ğ itimlerini yurtdı ş ında almı ş  olan elit bir müzisyen grubudur ve görü ş leri büyük ölçüde hâkim sınıfın görü ş lerini yansıtmaktadır. 3  Rodolphe d’Erlanger, altı ciltlik çalı ş masında Fârâbî, İ bn Sina, Safiyyüddin Urmevî gibi Türk müzik bilginlerinin yazmalarını da incelemi ş tir. 4  A.g.m. 5  Anne Elise THOMAS, “Intervention and Reform of Arab Music in 1932 and Beyond”, Conference on Music in the World of Islam,  2. 6  Jean LAMBERT, “Retour sur le Congrès de Musique Arabe du Caire de 1932. Identité, Diversité, Acculturation: les Premises d’une Mondialisation”, C onference on Music in the World of Islam.    39 B İ R MODERNLE Ş ME PROJES İ  OLARAK 1932 KAH İ RE ARAP MÜZ İĞİ  KONGRES İ   EVR İ M H İ KMET Ö Ğ ÜT Kongre düzenleyicilerinin tutumunun, kongre dı ş ında, Arap basınında da ele ş -tirilmekte oldu ğ unu belirtmek gerekir: Kongre düzenleyicilerini demokratik olmamakla ve elitsizimle suçlayan bazı yazarlar, “Lübnan’ın neden bir Fransız delege tarafından temsil edilmekte oldu ğ u ya da neden Arap müzi ğ inin ş e-killenmesinde Batılı müzikologlara ihtiyaç duyuldu ğ u” gibi soruları gündeme getirmektedirler. 7  Di ğ er yandan, Mısır’ın, kültürel ve siyasi açıdan merkezi konumu dolayısıyla, Mısırlı düzenleyicilerin tutumu kongreye hakim olmakla birlikte, özellikle Su-riyeli, Lübnanlı ve Türk katılımcıların “otantizmin” ve geleneksel olanın korun-ması yönünde tutum aldıkları söylenebilir: Bunun Türkiye açısından en önemli örne ğ i Rauf Yekta Bey’in 24 e ş it aralıklı ses sistemine kar ş ı çıkmı ş  olmasıdır.Dönemin Mısır’ına baktı ğ ımızda, Avrupa müzi ğ inin, Napoleon dönemi ve İ ngiliz kolonizasyonu dolayısıyla, özellikle on dokuzuncu yüzyılın sonunda, zaten Mısır’da toplumsal ya ş ama ve e ğ itime sızmı ş  oldu ğ unu görürüz. 1869 yılında, Hidiv Mehmet Ali Pa ş a döneminde Kahire Opera Evi’nin açılması, Mısır’da süregelen Avrupalı müzik etkinli ğ inin zirve noktasını olu ş turur. Müzik aktivitelerinin hamisi konumundaki Mısır aristokrasisi, yüzyıl sonunda ilgisini opera ve baleye yöneltmi ş tir. 8 , 9  1900’lerin ba ş ında ise Avrupalı popüler müzik ve müzikli tiyatro formları da Mısır’ın ş ehirli ya ş amında etkindir. Kongrenin düzenlendi ğ i tarihlerde, Mısır’da, hem geleneksel müzik hem de çoksesli mü-zik e ğ itimi verilmekte ve yine Racy’nin aktardı ğ ı rakamlarla, 2384 Avrupa mü-zi ğ i ö ğ rencisine kar ş ın, sadece 1789 Arap müzi ğ i ö ğ rencisi ve her be ş  yabancı müzik ö ğ retmenine kar ş ı üç yerli ö ğ retmen bulunmaktadır. 10  Böylesi bir ortamda, Mısırlı uzmanlar arasında kendi kültürlerinin kaybolmak-ta oldu ğ u endi ş esi de modernle ş me hedeflerine e ş lik etmektedir. Rauf Yekta Bey’in, kongre düzenleyicilerinden Sabri Pa ş a ile 13 Mart 1932 tarihinde yap-tıkları bir sohbetten günlü ğ üne aktardı ğ ına göre, Sabri Pa ş a, Arap musıkisinin son dönemlerde sadece a ş ktan söz etti ğ inden ve bu eserlerin söylenmesini uygun görmeyen aile reislerinin çocuklarını “alafranga” musıkiye yöneltti ğ in-den yakınır. Oysa Sabri Pa ş a’ya göre, “gerçek” Arap musıkisi inkar edilemez soyluluk ve güzelliktedir. 11  Sabri Pa ş a’nın ifadesi, Avrupa müzi ğ inin Mısır’ın gündelik ya ş amına ne ölçüde sızmı ş  oldu ğ unu göstermekten ba ş ka, Arap müzi ğ inin bir çökü ş  içinde oldu ğ u görü ş üne de dikkat çekmektedir. Özellikle kongrenin düzenleyicileri arasındaki hakim görü ş , Arap müzi ğ inin bir dejenerasyon içinde oldu ğ u yönündedir ve bunun sorumlusu olarak profesyonel müzisyenleri göstermektedirler. Mah-mud al-Hifni, 1936 tarihli bir makalesinde, “papa ğ anlar” olarak tanımladı ğ ı Mısırlı müzisyenler hakkında ş unları dile getirir: 7  Virginia DANIELSON, “Review of Musique Arabe: Le Congres du Caire de 1932” by P.Vigreux, Yearbook for Traditional Music   135. 8  Ali Jihad RACY,  Arap Dünyasında Müzik: Tarab Kültürü ve Sanatı,  15. 9  Peter FLETCHER, World Musics in Context: A Comprehensive Survey of the World’s Major Musical Cultures,  628. 10  Bkz. ( 2 ) RACY, 75. 11   İ .Baha SÜRELSAN, “Rauf Yektâ Bey’in ‘1932 Kahire Ş ark Musikîsî Kongresi’ne Dair Notları VI”, Musıki ve Nota,  6.  MÜZ İ K - B İ L İ M DERG İ S İ 40 “Mısır, kırk yıldır sanat alanında Do ğ u’nun lideri olma konumu-nu elinde tutarak hayranlık oda ğ ı olmayı sürdürmektedir. Yazık ki bu kültürün mirasçıları, atalarının yetenek ve deha ile kurdu ğ u-nu, aptallık, kibir ve cehaletle harap etmektedirler. Ve bu aptal-ların i ş ledi ğ i suç, sadece kendilerine kar ş ı de ğ il, daha önemlisi, Mısır’ın ününe ve ihti ş amına kar ş ı i ş lenen bir suç ve saldırıdır”. 12  Yine al- Hifni, bir ba ş ka makalesinde, halk önünde müzik icrası gerçekle ş ti-recek müzisyenlerin bir lisans belgesi alması gerekti ğ i önerisini getirecektir. 13  Di ğ er bir de ğ i ş le, kongrenin amaçlarından biri de yozla ş ma ile kar ş ı kar ş ıya oldu ğ una inanılan Arap müzi ğ inin yeniden canlandırılmasıdır. Ancak paradok-sal bir biçimde bu canlandırma büyük ölçüde Avrupalı uzmanların önerilerine bırakılmı ş tır. Bu noktada, süre gelen bir müzik gelene ğ inin devamından çok, yeni bir Arap müzi ğ i gelene ğ inin yaratılmasının amaçlanmakta oldu ğ u dü ş ü-nülebilir. Örne ğ in E ğ itim Bakanı, kongrede, her ne kadar bu müzi ğ in geçmi ş ini bilmiyorlarsa da, Avrupalı katılımcılardan, parlak fikirleri ile, gelece ğ in Arap müzi ğ inin kurum ve prensiplerini yaratmalarını beklediklerini dile getirmi ş tir. 14   “Arap Müzi ğ i”ni Ş ekillendirmek Mısır, hem Batı hem de Osmanlı etkisinden uzakla ş ma çabasıyla, kendisinin merkezinde oldu ğ u yeni bir güç blo ğ una, Pan-Arabizme yönelmi ş tir. On do-kuzuncu yüzyılın sonlarında ye ş ererek, I. Dünya Sava ş ı sonrasında güçlenen seküler bir milliyetçi akım olan Pan-Arabizm, her ne kadar kongrenin yapıldı ğ ı dönemde hakim bir fikir olmasa da kongrenin adının “Arap Müzi ğ i Kongresi” olarak belirlenmi ş  olması tam da bu arayı ş a i ş aret etmektedir. Do ğ u Müzi ğ i Akademisi’nin yöneticisi Mustafa Rida’nın, kongre için hazırlanan davet mek-tubunda, “tüm Arap milletleri tarafından kabul edilecek” bilimsel ve sanatsal temellere ihtiyaç duyuldu ğ unu belirtmesi bu açıdan önemlidir. 15  Do ğ u Müzi ğ i yerine Arap Müzi ğ i teriminin kullanılması, kongreden üç yıl önce Henry Farmer’ın  XIII. Yüzyıla Kadar Arap Müzi ğ  inin Tarihi (A History of Arabian Music to the XIIIth Century)  adlı kitabında ve Baron d’Erlanger’nin aynı yıllarda üzerinde çalı ş makta oldu ğ u  Arap Müzi ğ  i  adlı kitabında dikkat çeker. Kongre-den kısa süre sonra da Do ğ u Müzi ğ i Enstitüsü’nün adı, Arap Müzi ğ i Enstitüsü olarak de ğ i ş tirilecektir. Jean Lambert, “Arap Müzi ğ i” teriminin kullanılmasının rastlantı olmadı ğ ını bir ba ş ka örnekle daha ortaya koyar: 1910’larda kurulan ve 1920’lerin sonunda Lübnan, Mısır ve Suriye’de etkin olan tek Do ğ ulu plak ş irketi Baidaphone, 1928 yılında Berlin’de Lübnanlı, Suriyeli, Mısırlı ve Iraklı müzisyenleri bir araya geti-rerek bir kayıt gerçekle ş tirir ki Lambert’in tespitiyle, bu kayıt, pan-Arap müzi ğ in ilk giri ş imidir. 16   12  Bkz. ( 5 ) THOMAS, 3. (Al- Hıfni’nin 1936 tarihli metninden alıntı, tarafımdan Türkçele ş tirilmi ş tir). 13  A.g.m., 3. 14  Bkz. ( 2 ) RACY, 70. 15  A.g.m., 70. 16  Bkz. ( 6 ) LAMBERT, 3.  41 B İ R MODERNLE Ş ME PROJES İ  OLARAK 1932 KAH İ RE ARAP MÜZ İĞİ  KONGRES İ   EVR İ M H İ KMET Ö Ğ ÜT Mahmud Guettat ve Iraklı etnomüzikolog Scheherazade Hassan da, pan-Arabizmin kongre sırasındaki belirleyici rolüne de ğ inerek, kongredeki bu birlik arayı ş ını, Arap dünyası içindeki müzikal çe ş itlili ğ in ve Arap müzi ğ inin karakte-risti ğ inden farklı özellikler gösteren bazı stillerin, örne ğ in Irak makamlarının göz ardı edili ş i ile örneklemi ş tir. 17  Ancak ş unu da belirtmek gerekir ki her ne kadar kongre Arap Müzi ğ i adı ile anılmaktaysa da, Kuzey Afrika ülkeleri katılırken, Arap yarımadası kongreye katılmamı ş ; dolayısıyla kongrede alınan kararlar ve özellikle benimsenen ses sistemi bu bölgelerde etkili olmamı ş tır. Komiteleri Okumak Kongrede yedi teknik komite kurulmu ş  ve iki haftalık çalı ş ma sonunda ha-zırlayacakları raporların, genel oturumda payla ş ımı hedeflenmi ş tir. Ço ğ una Avrupalı uzmanların ba ş kanlık etti ğ i bu komitelerin bir kısmında belirli bir konsensüs sa ğ lanabilmi ş , di ğ erlerinde ise bazı önemli tartı ş malar, daha sonra gerçekle ş ecek çalı ş malara devredilmi ş tir. Komitelerin üzerinde tartı ş tı ğ ı temel konu ve alınan kararlar, ş u ana kadar söz edilen farklı bakı ş  açılarını da ör-neklemektedir. Komitelerde tartı ş ılan bazı temel konulara bu açıdan bakacak olursak:Kayıt Komitesi’ni Robert Lachmann yönetmi ş  ve Bela Bartok da komitede etkili olmu ş tur. Komitede 175’den fazla disk kaydı gerçekle ş tirilmi ş tir. 18  Kayıt edilecek örneklerin seçimi sırasında, kriter sanatsal nitelik de ğ il, Arap müzi ğ inin genel karakteristi ğ inin yansıtılması olarak belirlenmi ş tir. Bu noktada, az önce söz edildi ğ i gibi, Arap müzi ğ inin genel karakteristi ğ ini yansıtmadı ğ ı gerekçesiyle bazı örneklerin göz ardı edilmesinin yanı sıra, kar ş ıla ş tırmalı müzikologların Batı etkisinden olabildi ğ ince uzak örnekleri tercih ettikleri de dikkat çekmek-tedir. Bu duruma çarpıcı bir örnek, Suriye’den gönderilen modern bir müzik toplulu ğ udur. Bu toplulu ğ un icrası “otantik” olmadı ğ ı dü ş ünülerek Avrupalı uzmanlarca göz ardı edilmi ş tir. 19  Makamlar, Ritmik Yapılar ve Besteleme Komitesi’ne Rauf Yekta Bey ba ş kan-lık etmi ş tir. Komite, makam ve ritmik yapılarda bir sadele ş menin gereklili ğ ine dikkat çekmi ş  ve Mısır makamlarının sayısının elli ikiye indirilmesine karar ver-mi ş tir. Ayrıca komite makamların üçlü, dörtlü ve be ş lilerle tarif edilmesi kararı almı ş tır. Müzik Dizileri Komitesi, temel olarak 24 e ş it aralıklı ses sisteminin kullanımı-na odaklanmı ş tır. Mısırlı uzmanlar genel olarak, Arap teorisyenlerce daha önce de önerilmi ş  olan 24 e ş it aralıklı diziyi savunurken, Suriyeli, Lübnanlı uzmanlar ve Rauf Yekta Bey bu öneriye kar ş ı çıkarlar. Rauf Yekta Bey günlü ğ ünde, 24 e ş it aralıklı ses sistemini ticari amaçlarla savunan iki piyano yapımcısı ile ya ş adı- ğ ı çeki ş meye de yer vermi ş tir. 20  Ancak Jonathan Holt Shannon’ın da belirtti ğ i gibi, Mısırlı uzmanların tampere bir ses sistemini önermelerinin daha önemli nedeni, bu sistemin Batı müzi ğ i ile entegrasyonu kolayla ş tıracak ve armoni- 17  Bkz. ( 7 ) DANIELSON, 133-134. 18  Türkiye, Irak, Suriye, Tunus ve Fas gibi katılımcı ülkelerin kongre sırasındaki performanslarını içeren 75 kadar kayıt His Master’s Voice tarafından yayınlanmı ş tır (Ali Jihad RACY, “Record Industry and Egyptian Traditional Music: 1904-1932”, 32). 19  A.g.m., 134. 20  Bkz. ( 11 ) SÜRELSAN, 6.
Related Search
Similar documents
View more...
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks