Tüberosklerozda dev renal anjiyomyolipomlar: Bilgisayarli tomografi bulgulari

Description
Tüberosklerozda dev renal anjiyomyolipomlar: Bilgisayarli tomografi bulgulari

Please download to get full document.

View again

of 4
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Information
Category:

Microbiology

Publish on:

Views: 0 | Pages: 4

Extension: PDF | Download: 0

Share
Tags
Transcript
  189  Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası 2005; 58:189-192 DAHİLİ BİLİMLER / MEDICAL SCIENCES Olgu Bildirisi / Case Report  Tüberosklerozda dev renal anjiyomyolipomlar: Bilgisayarlı tomografi bulguları Giant Renal Angiomyolipomas in Tuberous Sclerosis: Computed Tomography Findings E. Nisa Ünlü, Çetin Atasoy, Suat Fitoz, Cemil Yağcı, Serdar Akyar  Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı,  Ankara Tüberoskleroz, tüm organları tutabilen ancak en sık deri, beyin, kalp, göz ve böbreği tutan benign hamartomatöz lezyonlar ile karakterize otozomal dominant bir hastalıktır. Tüberosklerozluların %40-80’inde bilateral, multipl, küçük ve sıklıkla asemptomatik renal anjiyomyolipomlar görül-mektedir. Ancak sunulan olguda olduğu gibi boyutları 20 cm’yi aşan anjiyomyolipomlar oldukça nadirdir. Boyutları büyüdükçe semptomatik olma olasılığı ve masif, hatta fatal hemorajiyle so-nuçlanan spontan rüptür riski artmaktadır. Bilgisayarlı tomografi, düşük oranlardaki yağ içeriğini bile saptayabilmesi nedeniyle, renal anjiyomyolipomların tanısında ilk tercih edilen görüntüleme yöntemidir. Anahtar sözcükler: anjiyomyolipom, bilgisayarlı tomografi, tuberoskleroz  Tuberous sclerosis is an autosomal dominant disorder characterized by hamartomas that may occur in any organ system, but most often occur in skin, brain, heart, eye and kidney. Between 40 and 80% of patients with tuberous sclerosis have renal angiomyolipomas which are often bilateral, multifocal, small and often asymptomatic. Very large renal angiomyolipoma, like the case reported here, are very rare. They are often symptomatic and have a propensity for spontaneous rupture, resulting in massive and at times, fatal hemorrhage. Because of its sensitivity in detecting small amounts of fat, computed tomography is imaging modality of choice in the diagnosis of renal angiomyolipomas. Key words: angiomyolipoma, computed tomography, tuberous sclerosis T überoskleroz (S), tüm organlarda görülebilen ancak en sık deri, beyin, göz, kalp ve böbrekleri etkileyen hamartomlar ile karakterize, otozomal dominant geçiş gösteren herediter bir hastalıktır. S’li olguların %40-80’inde böbreklerde küçük, sıklıkla asemptomatik, bilateral ve multipl anjiyom-yolipom (AML)’lar görülmektedir. Yirmi santimetreden büyük AML’ler oldukça nadirdir (1,2). Bu yazı ile, her iki böbreğinde dev anjiyomyolipomları olan ol-gunun bilgisayarlı tomografi (B) bulguları sunularak, konuyla ilgili kaynaklar gözden geçirildi. Olgu sunumu Küçük yaşlardan beri epilepsi öyküsü olan, 31 yaşındaki mental retarde ka-dın olgu, epileptik nöbet sonrası kafa travması ve tedricen artan karın şişliği ya-kınmasıyla acil servise başvurdu. Fizik inceleme ve laboratuvar incelemelerinden sonra olguya abdominal ultrasonografi (US), kranyal ve abdomen B inceleme-leri yapıldı.Fizik incelemede; ciltte yaygın adenoma sebaseumlar, kranyumda verteks dü-zeyinde şişlik ve sertlik, karında distansiyon ve hemen tüm abdomeni kaplayan palpabl kitleler saptandı. Laboratuvar incelemede özellik yoktu. Olguya gebelik 23. Ulusal Radyoloji Kongresi’nde (5-8 Kasım 2002) poster olarak sunulmuştur. Geliş tarihi  : 10.12.2004 • Kabul tarihi  : 10.01.2005 Yazışma adresi  Dr. E. Nisa Ünlü Tahran Cad. No:38 06540/Kavaklıdere, Ankara Tel : (0505) 292 40 87E-posta adresi : nisaunlu@yahoo.com  190 Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası 2005; 58(4)Tüberosklerozda dev renal anjiyomyolipomlar: Bilgisayarlı tomografi bulguları olasılığı nedeniyle öncelikle abdominal US inceleme ya-pıldı. US’de karında geniş boyutlu ekojen kitle lezyonları, sağda kitle içinde ve çevresinde yoğun içerikli sıvı değerleri izlendi. İntravenöz (İV) kontrast madde verilerek kranyal B; oral ve iv kontrast madde verilerek tüm karın B in-celemeleri yapıldı. Kranyal B’de ventriküler sistemde subependimal bölgede ve subkortikal beyaz cevherde mili-metrik boyutlu kalsifiye nodüller, bilateral serebral hemis-ferlerde parankimal tüberler ve verteks düzeyinde paryetal kemikte sklerotik lezyon şeklinde tüberoskleroz için tipik bulgular saptandı. üm karın B’de, en büyüğü sağda 33-x25 cm boyutlarında ve hemorajik vasıfta olmak üzere, her iki böbrekte masif, viseral organları iterek karnı hemen tümüyle dolduran, içerisinde vasküler yapılara ait lineer dansitelerin ve yumuşak dokuların seçildiği, yağ içerikli, anjiyomyolipom ile uyumlu geniş boyutlarda kitle lezyon-ları izlendi (Şekil 1). Ayrıca her iki böbrekte kortikal kistler ve sağda geniş boyutlu pararenal hematom da mevcuttu (Şekil 2A,B). Olguda ayrıca inceleme dahilindeki kemik yapılarda yer yer sklerotik lezyonlar izlendi (Şekil 3A,B). anımlanan bulgularla tüberoskleroz tanısı alan olgu, sağ böbrekteki hemorajik lezyona yönelik embolizasyon öne-risini kabul etmeyen yakınlarının isteği üzerine, haliyle ta-burcu edildi. Tartışma überoskleroz, klinik klasik triadı epilepsi, mental re-tardasyon ve adenoma sebaseum olan otozomal dominant geçişli bir hastalıktır (3,4). Vücuttaki hemen tüm organlar tutulabilir. Ancak en sık deri, beyin, göz, kalp ve böbreği tutan, benign hamartomatöz lezyonlar ile karakterizedir (3). Deri bulguları arasında hipomelanotik nodüller, su-bungual fibromlar ve cafe-au-lait lekeleri de bulunur (4,5). Santral sinir sistemi tutulumu en sık, %90’ı kalsifiye olan Şekil 1.  Karın BT. Her iki böbrekte multipl, yağ doku dansitesinde, anjiyomyolipom ile uyumlu lezyonlar mevcuttur. Şekil 2.  Karın BT. Sol böbrekte anjiyomyolipom dışında kistik lezyonlar  (A) ve sağda anjiyomyolipomun kanamasına bağlı pararenal hematom (B)  görülüyor. A B   Journal of Ankara University Faculty of Medicine 2005; 58(4) 191 E.N. Ünlü, Ç. Atasoy, S. Fitoz ve ark. subependimal ve periventriküler hamartomlar şeklinde-dir. Kalsifiye hamartomlar en iyi B ile gösterilebilir (4). Büyümüş multinükleer astrosit kümelerinin oluşturduğu kortikal-subkortikal tüberler de görülebilir. Parankimal tüberler B’de düşük atenüasyon alanları şeklinde izlenir. Nadiren hiperdens olabilirler. Kalsifikasyon oranı sube-pendimal hamartomlara göre daha düşüktür. Magnetik rezonans görüntüleme (MRG) parankimal tüberlerin gö-rüntülenmesinde B’ye üstündür. überler 1 ağırlıklı se-kanslarda düşük veya intermediate, 2 ağırlıklı sekanslarda yüksek, proton dansite ağırlıklı görüntülerde ise değişken sinyal intensitesindedir. Sadece %10’u kontrast tutulumu gösterir (4). Diğer intrakranyal bulgular, serebral atrofi, infarkt, anevrizma, araknoid kist ve dev hücreli astrositom-dur (3). Sunulan olguda kranyal B’de, ventriküler sistem-de subependimal bölgede ve subkortikal beyaz cevherde milimetrik boyutlu kalsifiye nodüller ve bilateral serebral hemisferlerde parankimal tüberler şeklinde tüberoskleroz için tipik bulgular mevcuttu.Olguların %45-66’sında kemik lezyonlarına rastlanır. İskelet tutulumu daha çok yamalı ve dens olarak izlenen sklerozis şeklindedir. Yuvarlak veya oval sklerotik lezyonlar en sık vertebra, kosta, kalvaryum, uzun kemikler ve pelvis-te görülür. Kist benzeri lezyonlar el ve ayak parmaklarında lokalizedir. Göğüs radyografisi ile birlikte değerlendirildi-ğinde sarkoidozis veya nörofibromatozis ile karıştırılabilir. Sklerotik ve litik lezyonlar metastazı taklit edebilir. Sintig-rafi ve MRG ayırıcı tanıda yararlıdır (4,5,6). Sunulan ol-guda tüm karın B’de, incelemeye dahil olan çeşitli torakal ve lomber vertebralarda, kostalarda, pelvik kemiklerde ve kranyal B’de, verteks düzeyinde paryetal kemikte sklero-tik lezyonlar mevcuttu.Gözde en sık retinal hamartomlar gözlenir. Kalpte rab-domyomlar ve akciğerde lenfanjiyomyomatozis görülebilir (3,6). Böbreklerde en sık karşılaşılan lezyonlar AML’lerdir, an-cak tek veya multipl kistler de bulunabilir. Renal AML’ler mezenşimal kökenli benign, yavaş büyüyen ve tüm renal kitlelerin %1’inden azını oluşturan tümörlerdir. S’lilerin ise %40-80’inde rastlanır ve sıklıkla asemptomatik, küçük, multipl ve bilateraldir. Erken yaşlarda ortaya çıkar ve cin-siyet ayrımı yoktur. Yirmi santimetreden büyük AML ol-dukça az görülür (1,2). Boyutları büyüdükçe semptomatik olma olasılığı ve masif, hatta fatal hemorajiyle sonuçlanan spontan rüptür riski artar. ümör içine, perinefritik veya retroperitoneal bölgeye akut kanama olursa ciddi ağrı olu-şabilir. Daha az sıklıkla kronik yan ağrısı, hematüri, ateş, bulantı, kusma, hipertansiyon veya böbrek yetmezliği gö-rülebilir. Semptomlar genellikle 25 yaşında ortaya çıkar (2). Son yıllarda US ve B ile renal AML’lerin hemen hepsinin preoperatif tanısı konabilmektedir. US’de tipik görünüm iyi sınırlı hiperekoik kitle şeklindedir; ancak görünüm kitlenin yağ içeriği, hemoraji ve nekroza göre değişebilir.  AML’ler B’de düşük dansiteli lezyonlar şeklinde izlenir. Küçük miktardaki yağı dahi saptayabilmesi nedeniyle B tanıda ilk tercih edilen yöntemdir. Ancak tipik bulgular, yağ içermeyen AML, hemoraji veya nekroz durumunda değişebilir. Böyle durumlarda kitleyi diğer solid tümörler-den ayırt etmek mümkün olmayabilir (1). Bizim olgumuz-da, karın US’de geniş boyutlu ekojen kitle lezyonları, sağda kitle içinde ve çevresinde kan lehine değerlendirilen yoğun içerikli sıvı değerleri izlendi. B’de, en büyüğü sağda 33-x25 cm boyutlarında ve hemorajik vasıfta olmak üzere, her iki böbrekte, viseral organları iterek abdomeni hemen tü- Şekil 3. BT’de   kemik pencerede, lomber vertebra korpusunda  (A) ve verteks düzeyinde parietal kemikte (B)  osteosklerotik lezyonlar görülüyor. A B  192 Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası 2005; 58(4)Tüberosklerozda dev renal anjiyomyolipomlar: Bilgisayarlı tomografi bulguları müyle dolduran, içerisinde vasküler yapılara ait lineer dan-sitelerin ve yumuşak dokuların seçildiği, yağ içerikli, AML ile uyumlu geniş boyutlarda kitle lezyonları izlendi. Ayrıca her iki böbrekte kortikal kistler ve sağda geniş boyutlu pa-rarenal hematom da mevcuttu. AML’ler MRG’de karakteristik olarak 1 ağırlıklı se-kanslarda hiperintenstir. Anjiyografide küçük arteryel anevrizma ve ektazilerin yanı sıra, lober ve interlober arter-lerde incelme ve distorsiyon izlenir. Günümüzde anjiyog-rafi, invaziv oluşu ve malign tümörler ile AML ayrımını yapamaması nedeniyle tanısal amaçlı olarak kullanılma-maktadır (4). edavi yaklaşımı tümörün boyutu ile yakından ilgilidir. Bilateral olan olgularda nefrektomiden kaçınılsa da, özel-likle hemoraji kontrolü amacıyla nefrektomi gerekebilir.  Alternatif yaklaşımlar elektif arteriyel embolizasyon ve par-siyel nefrektomidir (1,2). Sonuç olarak; tüberosklerozda nadiren geniş boyutlarda renal AML’ler görülür. AML’lerin boyutları arttıkça semp-tomatik olma ve kanama eğilimleri de artmaktadır. B, tü-berosklerozlu olgularda renal AML’lerin ve varsa eşlik eden hematomun tanısında patognomonik bilgiler vermektedir. Kaynaklar 1. Ashebu SD, Dahniya MH, Elshebiny YH et al. Giant bleeding renal angiomyolipoma: diagnosis and management. Australas Radiol 2002; 46:115-118.2. Katz DS, Poster RB. Massif renal angiomyolipoma in tuberous sclerosis. Clin Imaging 1997; 21:200-202.3. Caldemeyer KS, Mirowski GW. uberous sclerosis. Part I. Clinical and central nervous system findings. J Am Acad Dermatol 2001; 45:448-449.4. Evans JC, Curtis C. Te radiological appearances of tuberous sclerosis. Br J Radiol 2000; 73:91-98.5. Pui MH, Kong HL, Choo HF. Bone changes in tuberous sclerosis mimicking metastases. Australas Radiol 1996; 40:77-79.6. Bernauer A, Mirowski GW, Caldemeyer KS. uberous sclerosis. Part II. Musculoskeletal and visceral findings. J Am Acad Dermatol 2001; 45:450-452.
Related Search
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks