Fethı̇ye Müzesı̇’nde Letoon’dan Gelme Bı̇r II. Arsı̇noe Phı̇ladelphos Portresı̇

Description
Öz Aşağıdaki makalede incelenecek olan bir kadına ait mermerden baş fragmanı, çok büyük bir olasılıkla Likya'nın ender erken helenistik plastik eserlerinden birisini temsil etmektedir. Gerçekleştirdiğimiz gözlemler sadece bu başın MÖ 3. yüzyıla

Please download to get full document.

View again

of 14
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Information
Category:

Court Filings

Publish on:

Views: 0 | Pages: 14

Extension: PDF | Download: 0

Share
Transcript
   _____________________________________________________________________________________  Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 4, Sayı: 34  , Kasım  2016, s. 261-274 Yayın Geliş Tarihi / Article Arrival Date   Yayınlanma Tarihi / The  Publication Date 18.10.2016 30.11.2016 Dr. Mustafa Koçak    Johannes Gutenberg Universitaet, Insti tut für Alt ertumswissenschaften, Arbeitsbereich Klassische Archäologie  kocakm@uni-mainz.de FETHİYE MÜZESİNDE LETOON’DAN GELME BİR II. ARSİNOE PHİLADELPHOS PORTRESİ   Ö z Aşağıdaki makalede incelenecek olan bir kadına ait mermerden baş fragmanı, çok  büyük bir olasılıkla Likya’nın ender erken helenistik plastik eserlerinden birisini temsil etmektedir  . Gerçekleştirdiğimiz gözlemler sadece bu başın MÖ 3. yüzyıla tarihlenmesi gerektiğini tespit etmemize yol açmakla da kalmaz. Aynı zamanda onun, yine çok büyük bir olasılıkla İskenderiyeli kraliçe II. Arsinoe Philadelphos’a ait bir portre olduğunu da ortaya koyar. Letoon kutsal alanından gelmiş olan bu  portre, gerçek insan boyutları üzerinde bir heykele ait olmalıdır. Orada nasıl bir kontekst içerisinde yer alıyordu sorusunun cevabını maalesef veremiyoruz. Fethiye  başı, Likya’nın erken helenistik plastik sanatını ve onun diğer bölgelerle iletişimini anlama bakımından büyük öneme sahip olacaktır.   Anahtar kelimeler : II. Arsinoe Philadelphos, Letoon, Likya, Portre, Hellenistik Dönem.       Fethiye Müzesinde Letoon’dan Gelme Bir ıı. Arsinoe Philadelphos P ortresi The Journal of Academic Social Science Yıl: 4, Sayı: 34  , Kasım 2016, s. 261-274 262 A PORTRAIT HEAD OF ARSINOE II PHILADELPHOS FROM LETOON Abstract In the following article the fragment of a marble female head is analysed. It is most likely belonging to the rare early Hellenistic sculptures of Lycia. Our observations have shown that this piece must be dated in the 3rd century BC. In addition, we were able to determine that it represents a portrait of the Alexandrian Queen Arsinoe II. Philadelphus. This portrait, which comes from Letoon, must have belonged to a larger than life statue. Unfortunately we could not supply an answer to the question of in what a context these statue was placed there. Certainly the head of Fethiye is very important for the understanding of early Hellenistic art of Lycia. Keywords : Arsinoe II. Phileádelphos, Letoon, Lycia, Portrait, Hellenistic Time.  Bir kayanın üzerinde güzeller güzeli bir genç kız oturuyordu.   Onun bir tanrıça olduğuna inanabilirdi insan.  Heliodoros, Aithiopika I  1   Fethiye Arkeoloji Müzesinde, 4608 envanter numaralı bir heykel başı sergilenmektedir ( Fig. 1  –   5). Söz konusu eser, Fransız arkeologların Letoon’da gerçekleştirdikleri kazılarda, Roma dönemine ait nympheum’un güney destek payesinin yanında ele geçmiştir  2 . Sergilediği güzel el işçiliğiyle beraber betimlemiş olduğu/olabileceği tarihi kişiliği de hesaba kattığımızda bu baş, arkeoloji dünyasının ilgisine sunulmayı kesinlikle hak etmektedir. İnce kristalli açık beyaz bir mermerden üretilme baş, çenenin hemen altında boyundan kopmuştur. Başın arka tarafı da, çeneye doğru bir eğim yapacak şekilde kırılarak kaybolmuştur. Ayrıca yüzeyde, sağ yan akta, şakakta ve burun üzerinde görülebileceği gibi, çarpma sonucu oluşan tahribatlara rastlanmaktadır. Ağızın sol köşesinden yana doğru küçük bir çatlak uzanmaktadır. Orijinal antik yüzey sadece ön tarafta, ağız, burun ve gözlerin etrafında ve kısmen de alında korunmuştur. Diğer taraflardaki yüzey aşınarak yok olmuştur. Bunun yanı sıra, muhtemelen temizlik amacıyla (?), asitli bir maddeyle yüzeyin temizlendiği görülmektedir; zira yüzey, yapay bir parlaklığa kavuşmuştur. Bu nedenle örneğin saçlar ve yüz arasında yüzeyin işlenişi bakımından farklar olup olmadığını anlamak maalesef neredeyse mümkün değildir. Başın üst kısmının ise, antik dönemde ayrıca işlenerek buraya oturtulduğu, bariz bir şekilde gözlemlenebilen anathyrosis   tekniğinden ve sadece  bir yarısı korunmuş durumdaki dübel deliğinden anlaşılabilir ( Fig. 5) 3 . Nihayet korunmuş durumdaki sağ kulak memesinde matkapla açılmış küçük bir delik bulunmaktadır. Büyük bir 1   Almanca çevirisinden yazar tarafından Türkçeye aktarılmıştır, bk. Heliodoros: Die Abenteuer der schönen Chariklea. Übersetzung von Rudolf Reymer (1950). Artemis und Winkler (Münih 2001).   2   Yardımları ve yayın izni için Fethiye Müze müdürü sayın Emel Özkan ve diğer çalışanlara sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Ayrıca yine verdikleri bilgiler ve yardımları için Didier Laroch ve François Queyrel’e çok teşekkür ederim. Letoon’da bulunan diğer plastik eserler için bk., Marcadé 1976,  passim ; Marcadé 1980,  passim ; Marcadé 1982,  passim ; Marcadé –   Davesne 1992, 77  –  146 lev. 37  –  71; Cavalier 2015, 240. 3  Bk. dipnot 7.     Fethiye Müzesinde Letoon’dan Gelme Bir ıı. Arsinoe Philadelphos P ortresi The Journal of Academic Social Science Yıl: 4, Sayı: 34  , Kasım 2016, s. 261-274 263 olasılıkla bugün kaybolmuş olan sol kulak memesinde de bir delik bulunuyordu ve buralarda  başka bir malzemeden (bronz, altın?) yapılma küpeler takılıydı. Tanım   Maalesef boyun ele geçmediğinden, başın hangi yöne döndürülmüş olabileceğini ancak yüzün aşağıda tarif etmeye çalışacağımız yapısından yola çıkarak tahmin edebiliriz. Yukarıda   andığımız anathyrosis   nedeniyle olsa gerek müzede eserin, etiketinde de yazıldığı gibi, bir karyatid     başı olduğu düşünülmüş, böylece bu yüzey yatay hale getirilmiş ve sonuçta baş sola yatık olarak metal  bir pim üzerine oturtulmuştur (Fig. 6 ). Bu duruşun gerçeği yansıtıp yansıtmadığını, yukarıda da  belirtildiği gibi, daha sonra tespit etmeye çalışacağız. Ama başın bir karyatid  ’e ait olamayacağını hemen iddia edebiliriz. Zira bilinen karyatid    örneklerinde taşınan yapı elemanının, her zaman saçın alın üzerinde ikiye ayrılan yerinden biraz daha yukarıda oturduğu gözlemlenir. Ama bundan da önemlisi, hemen hiçbir karyatid     başının –doğal olarak–    herhangi bir yana yatık olarak  betimlenmemesidir, çünkü üstlendikleri taşıma işlevi böyle bir duruşa izin vermez 4 . Dolay ısıyla, günümüze kalan haliyle 24 cm yüksekliğe ve 26 cm ene sahip olan Fethiye başının –eğer bu ayakta duran bir figür idiyse–    yaklaşık 2.5 m boyunda bir heykele ait olması gerekmektedir  5 . Bu haliyle normal insan boyutlarının üzerinde bir figürdür söz konusu olan. Ayrıca, kullanılan parça halinde üretip birleştirme tekniği, bu eserin bir akrolith   figür olabileceğini düşündürür fakat eldeki parça bu konuda kesin bir yargıya varabilmek için yeterli değildir  6 . Yüz konturu yuvarlağa yakın ovaldir. Bu konturun içinde yüz öğeleri (ağız, burun vs.) çok  belirgin olmamakla beraber asimetrik olarak konumlandırılmışlardır. Öyle ki ağız ve burun aynı düşey aksın üzerinde yer alırken, alın üzerinde saçların ikiye ayrıldığı nokta bariz bir şekilde sola (figürün soluna) kaydırılmıştır. Yine sol göz sağdakine göre az bir miktar daha aşağıdadır. Ama asıl asimetrik durum yanakların genişliklerinde gözlemlenir. Sol taraf sağa göre daha dardır. Muhtemelen bu yüzden saçların ayrıldığı nokta da sola doğru kaydırılmıştır. Bu durum un belki de  başın çevrildiği yönle ilişkisi vardır. Yüz genelde geniş ve yayvan bir yapıya sahiptir, daha doğrusu geniş alanların bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur. Tüm yüz öğelerinin, bu geniş yüz alanı içinde daha çok merkezde yoğunlaşmış oldukları görülür –   bu durumu dengeleyen tek unsur büyük burundur. Profilden bakıldığında öne doğru çıkıklığı gayet iyi anlaşılabilen çenenin tam ortasında oldukça  belirgin bir çukurcuk, yani bir gamze yer alır. Üzerinde hafif aralanmış dudaklarla ağız burundan    biraz daha genişçe tutulmuştur. Plastik olarak vurgulanmış etli ve dolgun alt dudak dışarı doğru sarkmış, ince üst dudak ise buna göre geriye çekilmiştir. Bu oluşum başa yandan bakıldığında daha iyi izlenebilmektedir. Alt dudak üst dudağa göre daha öndedir. Üst dudağın orta kısmı ile dışa doğru yan kısımlar hafifçe aşağı doğru sarkmış ve böylece üst dudak çizgisi stilize bir ‘kuş kanadı’ formuna kavuşmuştur. Yüzün ortasındaki uzun burun oldukça kalın bir sırta sahiptir ve 4  Schmidt-Colinet 1977; Schmidt 1982. 5   Heykelin yaklaşık yüksekliğini bulabilmek için insan başının vücuda oranı (2’ye 15) baz alınmıştır; yani  bir heykel, 15 birbirine eşit yatay birime ayrılabilir. Eğer iki birime denk gelen baş eksikse, geri kalan kısım (vücut) sadece 13  birimden oluşur. Böylece, yüksekliği hesaplamak için şu formül uygulanabilir: başın yüksekliği x 7.5 (15’in yarısı) = heykeli n boyu. 24 x 7.5 = 180. Fethiye eserinde hem başın üst kısmı hem de boyun eksik olduğundan bu yükseklik rahatlıkla artırılabilir. Bu konuda bk. Berger 1993: 9–39 ve Flemberg 2002: 61 dipnot 33; Letoon’da bulunan yaklaşık 2.5 m boyundaki bir kadın heykelinin başının yüksekliği 30 santimetredir, bk. Marcadé –   Davesne 1992: 110. 6   Bu teknikte yapılan heykellerde, figürlerin genellikle sadece çıplak, yani tenin görüldüğü kısımları mermerden diğerleri ise ahşaptan yapılıp altın ya da bronz gibi metallerle de kaplanabiliyordu, bk. Despinis 1975 ve Häger  -Weigel 1997. Yine özellikle başlarda, mermerden olmayan kısımlar, örneğin saçlar, alçı kullanılarak tamamlanabiliyordu, bk. Kyrieleis 1975: 130  –  131.     Fethiye Müzesinde Letoon’dan Gelme Bir ıı. Arsinoe Philadelphos P ortresi The Journal of Academic Social Science Yıl: 4, Sayı: 34  , Kasım 2016, s. 261-274 264 yandan bakıldığında kökünün hafifçe çökük olduğu gözlemlenebilir. Ağız ve burun etrafındaki yüzey, ancak eserin önünde durulduğunda fark edilebilecek bir şekilde, belli belirsiz yükselti ve alçaltılarla hareketlendirilmiştir. Derinin altında kemik yapısı özellikle şakaklarda ve yanaklarda vurgulanmıştır. Burun kökünden her iki yana doğru, hatları yuvarlanarak yumuşatılmış kaşlar yayvan birer yay çizerek uzanırlar. Bu kaşların hemen altında, oransal olarak küçük, ince badem formlu gözler yer alır. İncecik birer sicim gibi verilmiş üst göz kapakları göz bebeği üzerinde enerjik bir yay çizer ve dış uçları alt göz kapaklarını keser. Alt göz kapakları ise birer deri kuşakçık gibi göz bebeklerini alttan sınırlarlar. Geniş ve yüksek alın, burun üzerindeki hafif  bombe dışında tamamen hareketsizdir.   Üçgen formlu yüksek alnı yukarda, kısa zikzaklar yaparak ve kulakların üst kısımlarını kapatarak  başın arkasına doğru taranmış saç perçemleri sınırlar. Gerçi yüzey hayli aşınmış ve başın üst kısmı da ele geçmemiştir ama var olandan saçın modeli hakkında az   da olsa bir takım bilgilere ulaşmak mümkündür. Buna göre perçemler ikili gruplar oluştururlar ve bu gruplar birbirlerinden çok derin olmayan kanallar aracılığıyla ayrılırlar. Sağ yanda görülebileceği gibi, kulağın üst tarafında, saç demetinin üzerinde küçük bir bölümün bir basamak gibi geri çekilerek hafifçe yükseldiği görülür. Benzer bir durum, daha fazla aşınmış sol tarafta da mevcuttur. Bu şu anlama gelmektedir: arkaya taranan perçem demetleri başı adeta bir çelenk gibi sarmaktaydı ve bu  bölümler başın üst kısmından muhtemelen bir saç bandı ya da benzeri bir objeyle ayrılmıştı 7 . Ayrıca arkaya taranan saçların bu kısımda bir topuz halinde toplanmış olabileceği de beklenebilir.   Tarihlendirme Eğer, makalenin başlığında ileri sürdüğümüz gibi, Fethiye başında tarihi bir kişiliğin sureti yontulmuşsa, bu kişinin kimliğine yaklaşmanın (ilk) yollarından biri bu eserin en azından yaklaşık olarak üretildiği tarihi bulmaya çalışmak olacaktır. Fethiye başı, özellikle ünlü Knidos Afroditi’nden devraldığı saç modeli açısından geç klasik döneme ait birçok eseri anımsatmakla  beraber, plastik araştırmacılarının çok iyi tanıdığı ve tarihleri konusunda da büyük oranda hemfikir olduğu başka birkaç eseri de hemen akla getirir. Bunlardan örneğin, Antium (bugün Anzio/İtalya) kentinde bulunduğundan Antiumlu kız (Maedchen von Antium) takma adıyla tanına gelen bir genç kadın heykelinin yüzü ilk akla gelenlerdendir  8 . Antiumlu kızın dolgunca yanakları, etli alt dudağının yapısı ama özellikle vurgulu yuvarlak çenesi Fethiye başıyla ben zerlikler gösteren unsurlardır. Diğer taraftan, yüzün üst kısımlarına bakıldığında, iki eserin birbirinden hayli ayrıldığı görülür. Antiumlu kızın kalın ve sert hatlı göz kapakları, çizgisel ve daha çok yatayı vurgulayan kaş yapısı yoktur Fethiye’deki başt a. Yukarıda yapmış olduğumuz bu kısa karşılaştırma henüz eserimizin tarihini belirlemeye yetmez ama, Antiumlu kızın, arkeolojide genel kabul gören üretim tarihi olan MÖ 3. yüzyıla bir kapı aralamış olur. Bu kapıdan girilip biraz arandığında da, daha uygun başka örneklerin bulunması fazla uzun sürmez. Örneğin İngiltere’de, Wyndham koleksiyonunda korunan kolosal bir Afrodit (Leconfield Afroditi olarak da tanınır) başı, Fethiye başıyla gayet iyi karşılaştırılabilir  9 . Öncelikle iki eserde de belirleyici yüz formunun oval olduğunu belirtmek gerekir. Buna ek olarak, tıpkı Leconfield Afroditi’nde görülebileceği gibi, Fethiye eserinde de yüz konturunun şakaklar 7   Bu konuya aşağıda tekrar değinilecektir. ‘Saç çelengi’ (Haarkranz) olarak adlandırılan bu saç biçiminin klasik ve helenistik örnekleri için bk. Gkikaki 2014, 15–  240. 8   Eser bugün Roma’da, Roma Ulusal Müzesi’nin (Museo Nazionale Romano) Hamamlar Müzesi’nde (Museo delle Terme) 50170 envanter numarasıyla saklanmaktadır, bk. Demus -Quatember 1980. 9   Petworth’te (West Sussex), Petworth House’da sergilenen eser 1755 yılında Roma’da satın alınıp İngiltere’ye getirilmiştir, bk. Smith 1991: s. 79 fig. 106; Raeder 2000: 34 kat. -no. 1.     Fethiye Müzesinde Letoon’dan Gelme Bir ıı. Arsinoe Philadelphos P ortresi The Journal of Academic Social Science Yıl: 4, Sayı: 34  , Kasım 2016, s. 261-274 265 hizasında yanlardan içe doğru hafifçe çekildiğini, böylece tam bu noktanın altında yüzün en geniş yerini n oluştuğunu söyleyebiliriz 10 . Bunların dışında özellikle çene ve, her ne kadar Leconfield Afroditi’nde biraz daha küçükçe de olsa ağız yapıları iki başı birbirlerine yaklaştıran diğer unsurlardır. Büyük benzerlik ise iki eserin gözlerinde tespit edilebilir  ; her ikisinde de ince badem formlu gözler oransal olarak küçüktürler. Leconfield Afroditi’nin sicim gibi üst göz kapakları ve  birer dar kuşak gibi göz bebeğini alttan sınırlayan alt göz kapakları Fethiye başındakilere çok  benzer. Kaşlarda ise ikisinin de yayvan birer yay gibi olmasıyla, burun kökünden itibaren kenarları yuvarlaklaştırılmış ve altları içe doğru hafifçe oyulmuş başlangıç kısımları adeta  birbirlerinin tekrarı gibidirler. İki eserin ayrıldıkları tek nokta olarak saç perçemlerinin verilişi gösterilebilir. İlk bakışta benzerlik gösterseler de, Leconfield başının perçemleri Fethiye’dekine nazaran biraz daha organik, daha ayrıntılı, daha kompleks ve derinlikli modellendirilmişlerdir. Ama motif bakımından, yani önden arkaya zikzaklar yaparak uzanan perçemler olarak  birbirlerine yakındırlar.   Fethiye’dekine oldukça benzer bir saç motifi, Thasos’da Artemis Polo tapınağında bulunan ve halen İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin koleksiyonuna ait bir kadın heykelinde tekrar görülebilir  11 . Saçları karşılaştırmaya   geçmeden önce eserlerin yüzlerine de kısaca değinerek, iki noktaya atıfta  bulunulabilir; her ne kadar Thasos eserinin yüzü yüzyıllarca açık havada kalmanın getirdiği  büyük bir tahribat gösterse de, özellikle ince küçük badem formlu gözlerin Fethiye eserin e yakınlığı tespit edilebilir. Buna bir de, yine tahribattan dolayı biraz dikkatli olmak üzere, kaşların modellenişi eklenebilir. Ama esas yakınlık, yukarda da belirttiğimiz gibi saçların biçimindedir. Önce, başların ikisinde de arkaya taranan saçlar birbirinin hemen hemen aynı hacimdedirler. Yanı sıra, uzun ve zikzaklı perçemlerin oluşturuluşu da birbirlerine büyük yakınlık içindedir; arkaya doğru kalınlaşarak uzanan iki perçemden oluşan grupların araları fazla derinlik göstermeyen kanallarla açılmıştır. İki eserde de öne doğru hafif çıkıntı yapan saç kütlesi yüze karşı net bir şekilde ve yayvan dar bir oluğu andıran bir geçişle sınırlandırılmıştır. Berlin Devlet Müzeleri’nde korunan ve yine kolosal boyutlarda bir başı daha Fethiye başıyla karşılaştırabili riz 12 . Olasılıkla bir tanrıçayı betimleyen Berlin başı için de, yukarıda Leconfield Afroditi ile Fethiye başını karşılaştırırken tespit ettiğimiz hemen her şey geçerliliğini korumaktadır. Burada hayli farklı olan en önemli unsur sadece saçların verilişindedir. Diğer noktalarda ise benzerliğin Leconfield Afroditi’nden biraz daha ileriye gittiği rahatlıkla iddia edilebilir; Berlin’deki ‘tanrıçanın’ ağzı daha küçüktür ama biçimde Fethiye eserininkiyle örtüşür. En büyük beraberlik ise kaşlarda görülür. Berlinli ‘tanrıçanın’ bir miktar daha gergin kaşları modellenişleri bakımından Fethiye başına çok benzer; yuvarlanmış kenarlar, hafif oyulmuş alt kısımlar ve dışa doğru üst göz kapaklarının üzerine taşar gibi bir izlenim oluşturmaları. Karşılaştırılan iki eserde de, oldukça derine oturtulmuş gözlerin üst kapakları birbirlerini tekrar ederken, gözyaşı çukurlarının yapılışı da aynıdır. Leconfield Afroditi Joachim Raeder tarafından, örnekleriyle beraber inandırıcı bir şekilde MÖ 3. yüzyılın başına tarihlendirilmiştir.   Bu tarih Berlin ‘tanrıçasının’ da üretildiği tarih olarak Wilfred Geominy tarafından belirlenmiştir. Thasos heykeli içinse son yılların araştırmacıları tarafından 10  Raeder 2000, 35. 11  Env. No. 2154, bk. Dillon 2010: 111  –  113 fig. 49, 50; Geominy in Bol; Eule 2001: 190 kat.-no. 69 (daha eski literatür). Bu heykel, diğer iki heykelle ve heykel altlıklarıyla beraber bulunmuştur. Altlıkların üzerinde yazıtlar da yer alır, bk. Altripp 2010: 143–  144 dipnot 826. 12   Sk 616 envanter numaralı eser 1844’te Atina’da satın alınıp Berline getirilmiştir, bk. Blümel 1966: 96 fig. 182–  185 ve Geominy: > arachne.dainst.org/entity/1120896< (21.09.2016).
Related Search
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks